
Petrol Ofisi’nin Kuruluşu ve Özelleştirme Süreci
Petrol Ofisi A.Ş. (POAŞ) Kısa Tarihi
Petrol Ofisi A.Ş. (POAŞ) 18 Şubat 1941 tarihinde kuruldu.
1950 yılında Madeni Yağ Şubesi Müdürlüğü kurularak Milli Savunma Bakanlığı ve diğer devlet kuruluşlarının madeni yağ ihtiyaçları karşılandı.
İlk Madeni yağ fabrikası 1961 yılında İzmit Derince’de kuruldu.
Finansı NATO tarafından karşılanan Silahlı Kuvvetler akaryakıt tesisleri ve boru hatlarının işletmesi Petrol Ofisi Grubuna verildi.
1 Ocak 1967’de Türk Hava Yolları uçaklarına yakıt ikmali kurum tarafından yapılmaya başlandı.
Reis ve Pilot tipi tankerlerden oluşan ilk filo 1972’de çalışmaya başladı.
Aliağa tesisleri, 18 Ağustos 1983 tarihinde hizmete girdi.
1983 yılında TÜPRAŞ ve BOTAŞ POAŞ’tan ayrılarak ayrı birer anonim şirkete dönüştü.
2001 yılında kurşunsuz benzin “Protech” ve dizel yakıt “Prodizel” satışa sunuldu.
Petrol Ofisi, kuruluşundan itibaren Türkiye’nin enerji yönetiminde öncü ve hizmet anlayışı ile önemli rol oynamıştır. Türkiye’nin kamu enerji ihtiyacı ile birlikte tüketilen petrol ve doğalgaz ürünlerinin tedarik, dağıtımı ve satışı ile önemli markalarından biri olmuştur. Pazar payı ve ekonomiye sağladığı hizmet, karlılığı ve ekonomik değerleri ile sosyal yaşama ve çalışma yaşamına da olumlu katkı sunmuştur.
POAŞ, yurdun her köşesine uzanan 5259 bayisiyle stratejik bir faaliyet yürütürmüş, kamu yararı ve ulusal çıkarları öne çıkarmıştır. Milli ve yerli oluşu nedeni ile Türk milleti tarafından desteklenen sektörün birinci markasıydı.

Petrol Ofisi Özelleştirme Süreci
1980 Askeri ihtilalden sonra 24 Ocak kararları ile birlikte Türkiye’de Mustafa Kemal Atatürk’ün halkın olan ve üretip paylaşan devletçilik ilkesi günah keçisi ilan edildi. Liberal ekonomi altında Türkiye’de borçlanma ve tüketenimin önü açıldı ve yabancı şirketlerin öndeki engeller kaldırıldı. Borçlanma ve tüketime dayalı politikalar, yüksek enflasyon dönemleri ile ekonomik krizler arka arkaya yaşandı. Siyasilerin yanlış politikalarının faturası halka ve çalışanlara çıkarıldı. Bu dönemde KİT’lerin satışı hız kazandı. Aşama aşama devlet üretimden, sosyal yaşamdan el çektirildi. Bu özelleştirme yapılan firmaların en önemlilerinden biri de Petrol Ofisi A.Ş. oldu. Diğer özelleştirmelerde öne sürülen verimlilik, zarar etmesi bu özelleştirmede de öne sürüldü. Bu sorunları çözmek verimli hale getirmek mümkün iken bu seçeneğe başvurulmadı.
18 Mart 1998 tarihindeki Birinci ihaleye Hayyam Garipoğlu’nun sahibi olduğu AKMAYA-ORTEKS Grubu 1 milyar 160 milyon dolar ile en yüksek teklifi verdi.
Hayyam Garipoğlu’nun böyle büyük bir sermaye bedelini ödeyecek bir şirketi ve yönetecek deneyimi o dönem tartışmalıydı. Bu en yüksek teklif kabul edilmedi ve ihale 3. teklifi veren İş Bankası, Bayındır Holding, Park Holding ve PÜİS’in oluşturduğu gruba verildi. Bu gurup ödemeyi yapamayınca, en yüksek 2. teklifin sahibi Garanti Bankası-Doğuş Holding A.Ş. Ortak Girişim Grubuna (OGG) teklif edildi. Bu işlemler Petrol-İş Sendikası’nın açtığı dava ile yürütmenin durdurulması ile sonuçlandı. 23 Şubat 1999’da nihai karar ile ihale iptal edildi.
Halkın tepkisi, Sendikaların eylemleri, siyasi etkiler ve medya gücü ile boşa çıkarıldı. Siyasi iktidar toplumsal itirazları ve kamu yararını uzun vadeli düşünüp, gözetmedi.
Doğan Holding, radyo ve televizyonlarda hisse sahibiydi. RTÜK Kanunu’nun 29. maddesine göre, radyo ve televizyonlarda %10’dan fazla hissesi olanların kamu ihalelerine giremeyecekleri yasak iken bu kanun uygulanmadı.
%51’lik hissesinin satışı için ikinci özelleştirme 3 Mart 2000’de gerçekleşti. En yüksek teklifi T. İş Bankası-Doğan Holding 1 milyar 260 milyon dolar ile verdi. POAŞ’ın nakit miktarı, varlıkları, marka değeri, Pazar liderliği dikkate alındığında bu fiyatın piyasa değerinin altında olduğu görüşü ile satışa tepki gösterildi. İş-Doğan Grubu, devir sırasında teminat olarak POAŞ’ın temettü ödemelerini göstermesi de bir başka sorunlu karadı.
Diğer hukuksuzluk ise, özelleştirmede içinde bulunduğu konsorsiyuma kredi veren İş Bankası’nın, Bankalar Kanunu’nun “Bir banka gerçek ve tüzel bir kişiye doğrudan doğruya veya dolaylı olarak özkaynaklarının %25’inden fazla kredi veremez, ortak olamaz” hükmüne uyulmamasıydı. POAŞ hissesinden İş Bankası’na düşen pay 362 trilyon; İş Bankası’nın özkaynaklarının toplamı 732 trilyon TL idi. Petrol-İş Sendikasının açtığı iptal davaları devam ederken 21 Temmuz 2000’de POAŞ, İş-Doğan Grubu’na devredildi.
Satıştan sonra alıcı grubu kısıtlayan “Altın Hisse” 5 yıl uygulanması gerekirken 2 yıl sonra kaldırıldı. Doğu ve güneydoğuda hizmet veren ve kar etmeyen işletmelerin kapatılması, Milli Savunma Bakanlığı ve NATO’ya verilen hizmetlere son verilmesi kararları alındı.
POAŞ’ın İş-Doğan’a devrinden sonra halka arz edileceği belirtilen kamunun elinde kalan son %25,8’lik hisse 16.07.2002 tarihinde ihaleye dahi gerek duyulmaksızın 387,5 trilyon TL bedelle İş-Doğan’a 3 yıl vadeli taksitle satıldı.
Ekim 2002 tarihinde 1,3 milyar dolar zararda olan İş-Doğan Petrol Yatırımları A.Ş. ile POAŞ birleştirilerek POAŞ zarar eden bir şirket haline geldi. Özelleştirmede çıkan olumsuz haberler, şirketin pazar payının azalması, sektör karlılığının düşmesi ile istenilen karlılıklar yakalanamadı.
Özelleştirmeden iki yıl sonra Haziran 2002 itibariyle, POAŞ 11 adet arsa ve arazi, 9 adet bina ve 4 adet istasyon satarak 13,8 trilyon TL satış geliri elde etti.
2005 yılında İş Bankası POAŞ hisselerini 616 milyon dolara Doğan Grubu’na sattı. Bu satışın ardından 6 ay kadar bir süre sonra Doğan Grubu, POAŞ hisselerinin %34’ünü Avusturyalı devlet petrol şirketi OMV’ye 1 milyar 54 milyon dolara sattı. Doğan Grubu 6 ayda 578 milyon dolar kazanmış oldu.
2010 yılında Doğan Grubu, POAŞ’taki kalan %54,14’lük hissesini de OMV’ye yaklaşık 1 milyar Euro karşılığında satarak akaryakıt sektöründen çıktı.
OMV 2017 yılında sahip olduğu tüm hisse payını sektördeki karlılığın düşmesini herekçe göstererek Vitol Group’a 1,368 milyar Euro bedelle sattı.

Petrol Ofisi Özelleştirme Sonrası
Böyle bir büyüklükte markayı alabilecek kapasiteye sahip o dönem Türkiye’de bir şirket bulunmuyordu. Siyasi iktidar özelleştirmede ısrar etmesi, özelleştirme sürecinin tartışmalar ve itirazlar ile geçmesi, halkın onayının olmaması gibi birçok faktör nedeni ile;
POAŞ’ın Pazar payı azaldığı gibi karlılığı da düştü.
Uzun bir süre vergi kayıpları oluştu. Şirketin hisseleri değer yitirdi.
Petrol Yatırımları A.Ş. ile POAŞ birleşmesi neticesinde POAŞ hissesi olan ve temettü alamayan küçük yatırımcılar mağdur oldu.
POAŞ’ın bayi sayısı düştü, çalışanların sayısında % 80 oranında daralma oldu.
Savunma sanayindeki hizmetleri bitti.
Sendikalaşma ve çalışma şartlarında geriye gidiş oldu.
Kırsal kesimde hizmetlerde gerileme oldu.
Akaryakıt sektöründe kaçakçılık oranında artış olduğu resmi rakamlara yansıdı.
Sonuç
Sendikalar ve sivil toplum kuruluşları, Petrol Ofisi’nin özelleştirilmesinin ekonomik ve sosyal maliyetlerinin uzun vadede ülkeye zarar verebileceği görüşü doğrulandı. Kısa vadeli çıkarların uzun vadeli çıkarlarının önüne geçtiği, bütçe açıklarının artması, ülkede borçlanma oranının artması ile doğruandı. Türk Milletinin markası eski Pazar payını, karlılığını ve halktaki yerli malı desteğini yitirdi.
1 – PETROL-İŞ SENDİKASI PETROL OFİSİ A.Ş. İŞ-DOĞAN GRUBU’NA SATILDI SATIŞIN FATURASI HALKA VE DEVLETE ÇIKTI
2 – Petrol Ofisi Tarihçesi petrolofisi.com.tr
3 – Petrol Ofisi vikipedia
Nihat Vural fuarteknoloji.com marka servisi için hazırladı.
07.01.2025

“Kendini bil, kendini tanı” ve “İyi ve faydalı İnsan ol”
Teknolojiyi İnsanlığın ve doğanın faydasına kullanarak sevgi ve dayanışmanın artmasına katkı sunmak önceliğimizdir. Birlikte üreten, paylaşan bir AHİ gibi egosuna yiğit, özündeki sevgiye bağlı kişi olmak her zaman hedefimizdir.
